02-09-2008, 11:30 PM
Londra doğumlu Aslı Enver, 'Kavak Yelleri' dizisinin yetenekli oyuncusu. Adı, son dönemin yükselen genç oyuncuları arasında yer alıyor. "Tiyatroyla başladım. Tiyatronun tozunu yuttuktan sonra ondan vazgeçemiyorsunuz. Perdenin açıldığı o anı ve adrenalini çok özlüyorum" diyen eğitimli oyuncunun rol arkadaşlarıyla da arasından su sızmıyor. Dizide Aslı karakterini canlandıran Pelin Karahan'la rol gereği didişip duruyorlar ama set aralarında küçük dedikodular yapmaktan geri kalmıyorlar. Bu ay Seventeen sayfalarında, bir başka yetenekli oyuncuyu, Kavak Yellerinin 'cadı' Mine'si, Aslı Enver'i konuk ediyoruz.
17: İngiltere doğumlusun. Orada yaşarken de oyuculukla ilgileniyor muydun?
Aslı Enver: Müzikle ilgileniyordum. Kilise korosundaydım. Türkiye'ye geldikten sonra müzik defteri bir şekilde kapandı. Hayal gücümü nereye akıtmam gerekir diye düşünürken, annem Müjdat Gezen'in tiyatro kurslarını önerdi. Aslında onun amacı beni hafta sonu gezmelerinden uzak tutmaktı (gülüyor). Eğitim almaya başladıktan sonra dedim ki, oyunculuk benim mesleğim. İstediğim karaktere girebilme fikri bana çok güzel geldi. Yapmam gereken şey tiyatrocu olmaktı.
17: Televizyon oyunculuğuna nasıl geçtin?
A: 'Hayat Bilgisi' filmi için beni seçtiklerini söylediler ve 'Anlat bakalım hikayeni, biz de ona göre sana bir karakter yaratalım' dediler. Canlandırdığım Hazal karakterinin de yurt dışıyla bağlantısı vardı. Ağzı var dili yok; çok sessiz, biraz da ezik bir kızdı. Onu canlandırmak da çok güzeldi çünkü devamlı gözlerimle bir şeyler anlatmaya çalışıyordum. Mine'yse hiç öyle değil. Çok konuşkan (gülüyor).
17: Nasıl bir karakteri var Mine'nin?
A: Mine'nin hiçbir şeye tahammülü yok. En ufak olaya parlıyor. Hiçbir şeyi içinde tutmuyor. Ağzına ne gelirse söylüyor. Aslında yanlış bir yol izliyor ama bir yandan da iyi bir şey yapıyor. Bir yerde dürüst davranan bir insan Mine. Bu huyu hoşuma gidiyor ama bazen 'Yok artık bu kadar da yapılmaz!' dediğim hareketleri de olmuyor değil (gülüyor).
Haberin devamını Seventeen dergisinin 21. sayısında bulabilirsiniz!
17: İngiltere doğumlusun. Orada yaşarken de oyuculukla ilgileniyor muydun?
Aslı Enver: Müzikle ilgileniyordum. Kilise korosundaydım. Türkiye'ye geldikten sonra müzik defteri bir şekilde kapandı. Hayal gücümü nereye akıtmam gerekir diye düşünürken, annem Müjdat Gezen'in tiyatro kurslarını önerdi. Aslında onun amacı beni hafta sonu gezmelerinden uzak tutmaktı (gülüyor). Eğitim almaya başladıktan sonra dedim ki, oyunculuk benim mesleğim. İstediğim karaktere girebilme fikri bana çok güzel geldi. Yapmam gereken şey tiyatrocu olmaktı.
17: Televizyon oyunculuğuna nasıl geçtin?
A: 'Hayat Bilgisi' filmi için beni seçtiklerini söylediler ve 'Anlat bakalım hikayeni, biz de ona göre sana bir karakter yaratalım' dediler. Canlandırdığım Hazal karakterinin de yurt dışıyla bağlantısı vardı. Ağzı var dili yok; çok sessiz, biraz da ezik bir kızdı. Onu canlandırmak da çok güzeldi çünkü devamlı gözlerimle bir şeyler anlatmaya çalışıyordum. Mine'yse hiç öyle değil. Çok konuşkan (gülüyor).
17: Nasıl bir karakteri var Mine'nin?
A: Mine'nin hiçbir şeye tahammülü yok. En ufak olaya parlıyor. Hiçbir şeyi içinde tutmuyor. Ağzına ne gelirse söylüyor. Aslında yanlış bir yol izliyor ama bir yandan da iyi bir şey yapıyor. Bir yerde dürüst davranan bir insan Mine. Bu huyu hoşuma gidiyor ama bazen 'Yok artık bu kadar da yapılmaz!' dediğim hareketleri de olmuyor değil (gülüyor).
Haberin devamını Seventeen dergisinin 21. sayısında bulabilirsiniz!
