Billur Yazgan Fan Club

Tam Versiyon: fıkralar gülme garanti
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.
Yıllar önce İngiltere'de erlerin şemsiye kullanması yasaktır ve şemsiye taşıma hakkı sadece subaylara tanınmaktadır. O yıllarda bir gün genç teğmenlerden biri, koltuğunun altında bir şemsiye ile hızlı hızlı yürüyen eri görünce, beyninden vurulmuşa döner. Eri çağırarak; "Bu ne küstahlık", der. Ve şemsiyeyi aldığı gibi dizinde iki parça eder.

"Bu sana bir ders olsun, bir daha böyle küstahlıklar yapma!"

Neye uğradığını anlamayan er; "Başüstüne", diyerek selamı çakar ve şöyle sorar; "Teğmenim, beni az önce evine yollayan general şemsiyesini istediğinde kim kırdı diyeyim?"
----------------------------------------------------------------------
Bir albay, bir er, bir yaşlı kadın ve bir de genç kız trende aynı kompartmanda yolculuk etmektedir. Tren bir tünele girip kompartman karardığı zaman, "MUCUK" bir öpücük sesi ve ardından "ŞIIIRRRAAAAKK!" diye bir tokat sesi duyulur. Tünelden çıktıktan sonra yaşlı kadın "Aferin genç kıza. Nasıl yapıştırdı tokadı." diye düşünmekte ve kafasını sallamaktadır.

Genç kız da "Zevksiz herif, bu morukta ne buldu ki, bi de öpmeye kalktı ama kadın da iyi yapıştırdı." diye düşünmektedir.

Albay ise "Ulan bizim eşşoğlusu er, kızı öptü. tokadı biz yedik." diye yanarken er de içinden şöyle düsünmektedir; "Hehe. Aferin lan bana. Elimi öpüp nasıl yapıştırdım tokadı albaya..."
--------------------------------------------------------------------
Aylardan Temmuz. Günler oldukça sıcak ve uzun. Aylardan Ramazan. Sabah erkenden başlayıp, gün boyu tırpanla ot biçmiş Tonyalı. Hararetten, dili bir karış dışarıda varmış evine. Kafaya takmış, orucu bozacak ama, arkadaşı bırakmıyor; "Orucunu bozma, aha şunun şurasında akşama ne kaldı ki?"

Bir punduna getirip bozmuş orucunu Tonyalı. Arkadaşı; "Ne yaptın? Nasıl bozdun orucu?" Deyince cevap verir Tonyali; "Baktum ki, orucu bozmazsam susuzluktan öleceğum. Ölürsem bir daha Allah
için oruç tutamayacağum. Dedum, ey Rabbum, yaşayup senin için oruç tutayım diye orucumu kestum."
------------------------------------------------------------------
Adam kahvede çay bardağına dalgın dalgın bakarak otururken kabadayının biri kahveden içeri girip adamın yanına gelir ve elinden çay bardağını alıp bir dikişte içer. Zavallı adam ne yapacağını bilemeyip birden ağlamaya başlar. Bunu gören kabadayı insafa gelip şöyle der; "Kes şunu! Sadece şaka yaptım. Sana başka bir çay ısmarlayacağım. Hiç böyle ağlayan erkek görmedim."

"Hayır hiç de düşündüğün gibi değil. Bugün hayatımın en berbat günü galiba. İlk önce uyuyakaldım ve işe geciktim. Patronum ters, kudurdu ve beni işten kovdu. Üzgün üzgün binayı terkederken arabamı aradım. Ancak park ettiğim yerde değildi, çalınmıştı. Polise gidip durumu anlattım ama birşey yapamayacaklarını söylediler. Eve dönmek için bir taksi çevirdim. Taksiden inip eve girmek üzereyken cüzdanımı ve tüm kredi kartlarımı takside düşürdüğümü fark ettim. Eve girdim, o ne! Karim evde bahçıvanımızla birlikte!!! Hırsla oradan ayrılıp kahveye geldim. İntihar etmeyi düşünüyordum, birden sen çıkageldin ve zehirimi içtin!.."
---------------------------------------------------------------
Hocanın biri vaaz verirken, Cennetten ve Hurilerden dem vurmaya başlar: "Değerli kardeşlerim, ey Müslümanlar; eğer dini vecibelerinizi yerine getirirseniz, size öbür dünyada kırk tane Huri verilecektir."

Hocanın bacısına abayı yakan Güllabi adlı biri de cemaatin arasında vaazı dinlemektedir. Hocanın söylediklerini duyunca herkesin içinde fırlayıp Hocaya; "Hoca, bu dünyada bana bacın Sakine’yi ver, bende bütün cemaatin huzurunda öbür dünyadaki kırk Huri hakkımı sana devredeyim."
Nasıl ama???????
hehehehe saolllllllll
teşekkürler =)
Referans URL